Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Terimi Olarak Abdal, Arapça, bedel, bidl ve bedii kelimelerinin çoğulu olup, büdela da bu meyanda zikredilir.
Edebiyat Terimi Olarak Abdal, Hem şiir hem de düzyazıda “derviş” anlamına gelen bu sözcük, halk ozanlarının adının başına ya da sonuna gelerek onların mahlası olarak da kullanılmıştır (Pir Sultan Abdal, Kaygusuz Abdal gibi).
Tarih Terimi Olarak Abdal, 1- Toplumdan uzak, son derece gösterişsiz bir yaşam sürdüren, yoksul ve düşkünleri koruyan, geleceği bilen ve felaketleri önleyebilen kişiler olduğuna inanılır.
2 – Tasavvufta, çeşitli tarikatlarda derviş ermiş erişmiş
3- Anadoluda yaşayan göçebe bir Alevi Türkmen topluluğunun adıdır.
4- Afganistan topraklarındaki bir Türk boyunun adı.
Ağa Kapısı Nedir?
Yeniçeri ağalarının bulunduğu resmi daireye verilen addı. Kapı, eskiden “resmi daire” demek olduğu için “ağa kapısı” ağa dairesi demekti. Ağa kapısı, Osmanlı saltanatının sona ermesine kadar, meşihat dairesi yani şeyhülislamlar kapısı olarak bilinen, Süleymaniyedeki binadaydı. Yeniçeri ocağının kaldırılması üzerine burası kısa bir müddet serasker dairesi oldu. Sonra serasker dairesi şimdiki İstanbul Üniversitesinin yerinde bulunan eski saraya nakledilere burası tekrar meşihat dairesi haline getirildi.
Acem Nedir?
Türk müziğinde bir perde adı, dizeğin beşinci çizgisindeki fa sesi.
Ahitname Nedir?
İki hükümet arasında sulh ve asayişe, siyasi, ticari vs. işlere dair imzalanan mukavelelerle, devletçe muhtelif hususlar için siyasi olarak tanzim edilen resmi evrak için kullanılan tabirdi. Biri Arapça diğer Farsça iki kelimeden meydana gelen bu tabir, söz vermek, üzerine almak anlamlarını taşımaktaydı.
Ağa Nedir?
Eskiden yüksek mevki sahipleri hakkında kullanılan bir tabirdi. Bilhassa Tanzimattan önceki terminolojide “ağalık” oldukça önemliydi. Yeniçeri ocağı zabitlerine genellikle ağa denilirdi. Sonraları, ağa kelimesi, okuması yazması olmayan kişiler için kullanılmaya başlandı. Yakın zamanda da, ağa, bir yandan ululuk, fazilet sahipliği gibi kelimeleri ifade ederken bir yandan da sertlik, çalım, böbürlenme gibi kelimeler karşılığında kullanılmaya başlandı. Ağa, terim olarak, Osmanlı saray, devlet, ordu ve taşra gibi teşkilatlarında sürekli olarak kullanıldı. Bunlara yeri geldikçe değinilecektir.